aşk
bir bahçe
içimde yeşeren
kokularla beslenen
bahçenin orta yerinde bir çiçek
beslemeye ne gerek?
kendinde bir gerçek
ehe kafiye yaptım demek???
Thursday, October 30, 2008
wholesale
başka bir düşten düşmüş gibi
hep uzaklara dalan
sen
bir vardın bir yok
varlıkta yokluğunu tadın
ca
nım
yak
tın
thou
to
you
du
sen
ah sen...
senden sana dönen sen
bana sende yer bulamayan beni n'apsın?
bende-i senken ben
sendeki benden nasıl kopsun?
hep uzaklara dalan
sen
bir vardın bir yok
varlıkta yokluğunu tadın
ca
nım
yak
tın
thou
to
you
du
sen
ah sen...
senden sana dönen sen
bana sende yer bulamayan beni n'apsın?
bende-i senken ben
sendeki benden nasıl kopsun?
Monday, April 7, 2008
entropi
neşeli olmak enerji istiyor, neşe saçmak etrafa, ciddi anlamda enerji gerektiren bir şey bence.
sıkıntılı ve nemrut bir ruh haliyse mevcut tüm enerjileri soğurup yok etme potansiyeli olan bir durum. niye diyorum bunu, diyorum işte. ben artık aklıma geleni diyorum aklıma geldiği yerde, hiç utanmadan sıkılmadan saklamadan, doğrudan deyiveriyorum. niye? çünkü bunu seçiyorum. madem hepimiz seçim yapabiliyoruz, hatta şöyle diyeyim yıllardır savunduk durduk yalan mı, hayat seçtiklerimizdir diye? kendi yolumuzu kendimiz belirleriz, biz seçeriz diye... nerelere geldik seçe seçe bir bakalım. yok bakmayalım veya. herkes kendi baksın, bakıyor zaten.
ben diyorum ki neşeli olmak, kafanın içinden geçenleri pozitif mecralara doğru sürmek, yakınındaki insanların da yüklerini sırtlanmak... bunlar enerji gerektiren şeyler. ciddi çabalar bunlar. çabalarsın çabalarsın ama sonra öyle bir şey yaparsın ki her çaban yalan olur. o olmaz. öyle olmaz. böyle hiç olmaz. kabul edilmez. affedilmez. olmaz. olmazsın o zaman.
hepimizin yorgun düştüğü yerler var. bittiğimiz yerler. tükendiğimiz yerler... sonra.
sıkıntılı ve nemrut bir ruh haliyse mevcut tüm enerjileri soğurup yok etme potansiyeli olan bir durum. niye diyorum bunu, diyorum işte. ben artık aklıma geleni diyorum aklıma geldiği yerde, hiç utanmadan sıkılmadan saklamadan, doğrudan deyiveriyorum. niye? çünkü bunu seçiyorum. madem hepimiz seçim yapabiliyoruz, hatta şöyle diyeyim yıllardır savunduk durduk yalan mı, hayat seçtiklerimizdir diye? kendi yolumuzu kendimiz belirleriz, biz seçeriz diye... nerelere geldik seçe seçe bir bakalım. yok bakmayalım veya. herkes kendi baksın, bakıyor zaten.
ben diyorum ki neşeli olmak, kafanın içinden geçenleri pozitif mecralara doğru sürmek, yakınındaki insanların da yüklerini sırtlanmak... bunlar enerji gerektiren şeyler. ciddi çabalar bunlar. çabalarsın çabalarsın ama sonra öyle bir şey yaparsın ki her çaban yalan olur. o olmaz. öyle olmaz. böyle hiç olmaz. kabul edilmez. affedilmez. olmaz. olmazsın o zaman.
hepimizin yorgun düştüğü yerler var. bittiğimiz yerler. tükendiğimiz yerler... sonra.
Saturday, March 29, 2008
şizofren teyzenin korku dolu öyküleri
vay dedim hemen, biz buralara gelmeyeli blogger'ın içine çevirmen kaçmış, türkçe konuşuyor çocuk artık... varsın konuşsun bakalım. ne oluyorsa sanki konuşunca. kaptırıvermiştik biz oysa ingilizceye felan, gidiyorduk öyle?
başlığı maşlığı yok kardeşim bu bloğun, ne başlığı? başlık ne?
kafamı bozuyor şu anda hep bir şeyler. nie? nie diyorum? ha nie?
nieeeeeeyyyyyyyytt!
nihahahaaayyyhahayyyyt ya da!
ve kadın baltayı eline alıp kendisine ilgi göstermeyen kocasını oracıkta paramparça eder, sobanın üstüne attığı bir ızgarada pişirdiği adamın kaba etlerini sokak hayvancıklarına yedirir. hayvanlar kış ortasında günlerdir aç bilaç gezinmekten bir deri bir kemik kalmış, dişlerini nasıl kullanacaklarını neredeyse unutmuş bir halde önlerine konulan leziz ve taptaze eti afiyetle yer, böylece kadının kocasının alışılmadık yokluğunun neticesinde açılacak soruşturmada polisin karşısına çıkabilecek herhangi her delili de ortadan kaldırmış olurlar.
aradan üç beş gün geçer, kadın sessiz evde bir eksikliğin olduğunun farkındadır ama eksikliğin neden kaynaklandığını tam olarak çıkaramaz önceleri. nedir o eksik olan? tuvalet kağıdı mı bitmiştir? yoksa pirinci tükenmiş, oysa onun pilav yapası mı gelmiştir? en son evde yeterince tereyağının olmadığına karar vererek markete gitmek için hazırlanmaya koyulur. market yolunda bir sokak kedisinin peşinden hiç ayrılmadığını fark eder, hayvan bacaklarına sürünmekte, kadının durumu anlamak için duraladığı yerlerde kedi onun bacaklarına sürtünüp etrafında gezinerek sekiz yapmaktadır.
sonunda markete varır. tereyağını alır ve evine döner..
işte böyle sayın okur. ne demişler onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetineeeee.... uyumayın
korkmayın kaçmayın durmayın yürüyün sayın okurlar, yürüyün.
ehe. bu ne yaa?
başlığı maşlığı yok kardeşim bu bloğun, ne başlığı? başlık ne?
kafamı bozuyor şu anda hep bir şeyler. nie? nie diyorum? ha nie?
nieeeeeeyyyyyyyytt!
nihahahaaayyyhahayyyyt ya da!
ve kadın baltayı eline alıp kendisine ilgi göstermeyen kocasını oracıkta paramparça eder, sobanın üstüne attığı bir ızgarada pişirdiği adamın kaba etlerini sokak hayvancıklarına yedirir. hayvanlar kış ortasında günlerdir aç bilaç gezinmekten bir deri bir kemik kalmış, dişlerini nasıl kullanacaklarını neredeyse unutmuş bir halde önlerine konulan leziz ve taptaze eti afiyetle yer, böylece kadının kocasının alışılmadık yokluğunun neticesinde açılacak soruşturmada polisin karşısına çıkabilecek herhangi her delili de ortadan kaldırmış olurlar.
aradan üç beş gün geçer, kadın sessiz evde bir eksikliğin olduğunun farkındadır ama eksikliğin neden kaynaklandığını tam olarak çıkaramaz önceleri. nedir o eksik olan? tuvalet kağıdı mı bitmiştir? yoksa pirinci tükenmiş, oysa onun pilav yapası mı gelmiştir? en son evde yeterince tereyağının olmadığına karar vererek markete gitmek için hazırlanmaya koyulur. market yolunda bir sokak kedisinin peşinden hiç ayrılmadığını fark eder, hayvan bacaklarına sürünmekte, kadının durumu anlamak için duraladığı yerlerde kedi onun bacaklarına sürtünüp etrafında gezinerek sekiz yapmaktadır.
sonunda markete varır. tereyağını alır ve evine döner..
işte böyle sayın okur. ne demişler onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetineeeee.... uyumayın
korkmayın kaçmayın durmayın yürüyün sayın okurlar, yürüyün.
ehe. bu ne yaa?
Subscribe to:
Posts (Atom)